Kitaplık

STEPHEN KING’İN “YAZMA SANATI” ÜZERİNE

Züleyha YILMAZ

STEPHEN KING’İN “YAZMA SANATI” ÜZERİNE

Züleyha YILMAZ

Yazma Sanatı:Yazmaya Dair Anılarım, Amerikalı yazar Stephen King’in bir yazar olarak deneyimlerini ve yazmaya yeni başlayanlara verdiği tavsiyeleri anlatan bir çeşit anı kitabıdır. Benzer örnekleri gibi bu kitap da yazma üstüne kafa yoran ve yazmak isteyen insanlara rehberlik etmektedir.

İlk olarak 2000 yılında Charles Scribner’s Sons tarafından yayımlanan kitap, King’in bir yıl önce geçirdiği trafik kazasından sonra yazdığı ilk kitaptır.

Kitap beş bölüme ayrılmıştır:

  • King’in yazarlığını etkileyen hayatındaki olayları vurguladığı “Özgeçmiş”,
  • King’in okuyucuyu yazmayı ciddiye almaya çağırdığı “Yazmanın Ne Olduğu”
  • İngilizce dilbilgisi kurallarını ele alan “Alet Çantası”
  • King’in yazmaya yeni başlayanlara tavsiyelerini detaylandırdığı “Yazma Üzerine” ve
  • King’in geçirdiği trafik kazasını ve bunun hayatını nasıl etkilediğini anlattığı “Yaşam Üzerine: Bir Son Not”.

Yazar ilk olarak bir yazarın nasıl biçimlendiğini, “Burada bir yazarın nasıl yaratıldığını anlatmaya çalışmadım; yazarların şartlar veya iradeyle yaratılabileceğine (bir zamanlar inansam da) inanmıyorum. Mevcut donanım orijinal paketin içinde geliyor. Ancak bu kesinlikle olağandışı bir donanım değil; ben birçok insanın yazar ve hikâye anlatıcı olarak biraz yeteneği olduğuna ve bu yeteneğin güçlendirilip geliştirilebileceğine inanıyorum. Buna inanmasam, böyle bir kitap yazmak büyük bir zaman kaybı olurdu”(King, 2020, s.18). diye anlatıyor.

Alet çantası bölümünde ise bir yazar için gerekli olanlar için şöyle bir öneride bulunuyor, “Tüm kabiliyetinizle yazmak için kendi alet çantanızı yapmalı ve sonra onu yanınızda taşıyabilmek için kaslarınızı güçlendirmelisiniz. Böylece zor bir işe bakıp hayal kırıklığına uğramak yerine belki de doğru aleti bulup hemen işe koyulabilirsiniz” (King, 2020, s.104).

Dil bilgisi konusunda da yazar şöyle diyor; “Dilbilgisini de alet çantanızın en üst kısmına koymalısınız, bıkkınlık homurdanmaları ya da sızlanmalarıyla (yok dilbilgisinden anlamıyormuşsunuz, hiçbir zaman da anlamamışsınız, yok üniversite ikinci sınıftaki İngilizce dersinde bütün dönem çuvallamışsınız, yok yazmak eğlenceliymiş ama dilbilgisi berbatmış) benim canımı sıkmayın” (King, 2020, s.107).

King’e göre “İyi yazmak genelde korkudan ve özentilikten uzaklaşarak mümkündür” (King, 2020, s.116).

Yazma sanatı bölümünde yazmanın bütün inceliklerini anlatıyor. Aslında birçok yazarın söylediği, tavsiye ettiği üzere yazmak için çok okumak gerektiğini vurguluyor. Hatta yazar birçok farklı alanda okuma yapılması gerektiğini söylüyor:

“Çok fazla alanda okumanız, okurken sürekli kendi işinizi geliştirmeniz (ve yeniden tanımlamanız) gerekir. Çok az okuyan (hatta bazı durumlarda hiç okumayan) insanların yazmaya yeltenmelerine ve yazdıklarını insanların beğenmesini beklemelerine inanmakta zorlanıyorum ama böyle insanlar var. Bana yazar olmak istediğini fakat “okuyacak zaman bulamadığını” söyleyen her kişi için kenara bir sent atsaydım, şimdiye kendime şahane bir biftek ısmarlayabilirdim. Bu konuda lafımı sakınmadan konuşabilir miyim? Okuyacak zamanınız yoksa yazacak zamanınız da (ve araç gereçleriniz de) yok demektir. Bu kadar basit.

 Okumak, bir yazarın hayatının yaratıcılık merkezidir. Nereye gidersem gideyim yanımda bir kitap taşırım ve kitabı okuyacak birçok fırsat yakalarım. İşin püf noktası, kendinize büyük lokmalarla olduğu kadar küçük lokmalarla okumayı öğretmek.” (King, 2020, ss. 132-133)

Onun için okumak, yazmanın olmazsa olmazıdır ve yazar adayı ancak çok okursa yazarlık iddiasında kendini küçük düşürmekten kurtarabilir:

“Okumanın asıl önemi, yazarken kişiye kolaylık ve yakınlık sağlamasıdır; insan başkalarının yazdıklarını okuyarak yazarlar ülkesine belgeleri hazır girebilir. Düzenli okuma yapmak sizi hevesle ve farkında olmadan yazabileceğiniz bir yere (buna zihniyet de denebilir) taşır. Aynı zamanda size neyin yapıldığı neyin yapılmadığı, neyin klişeleştiği neyin çok yeni olduğu, neyin işe yaradığı, neyin durduğu yerde öldüğü hakkında sürekli artan bir bilgi sağlar. Ne kadar çok okursanız kendinizi kaleminiz veya bilgisayarınızla aptal durumuna düşürme ihtimaliniz de o kadar düşer.” (King, 2020, ss. 135-136)

Yazar günümüzde popüler olan ve ülkemizde de birçok yazarın verdiği, yazarlık atölyelerine de kısaca değiniyor:

“Yazma üzerine bu ya da başka bir kitaba ihtiyacınız olmadığı gibi, yazarlık kurslarına ya da seminerlerine de ihtiyacınız yok. (…) En iyi öğrenme biçimi çok okuyup çok yazmaktır ve en değerli ders, kendinize öğrettiğiniz derstir. Bu dersler neredeyse her zaman çalışma odanızın kapısı kapalıyken öğrenilir. Yazarlık kursu tartışmaları genelde entelektüel açıdan canlandırıcı ve çok eğlenceli olsa da aynı zamanda insanı yazma işinin esas unsurlarından çok uzaklaştırır.” (King, 2020, s. 212)

Stephen King 1999 yılında mavi bir minibüsün ona çarpması sonucunda ciddi olarak yaralanmış ve sonrasında birçok ameliyat geçirmiştir. Bu süreçte yazmanın hayatındaki anlamını sorgulamış ve şunları söylemiştir: “Yazmak hayat değil ama bence bazen hayata geri dönmenin bir yolu olabiliyor” (King, 2020, s. 222).

Stephen King 2008 yılında kitabı yeniden baskıya gönderdiğinde  kitabın son kısmına bir okuma listesi de dahil etmiştir.

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu